Borçlanma, Kredi ve Kredi Skoru
- Fatih Enes ŞENTÜRK

- 23 Oca
- 4 dakikada okunur
Bu yazımızda borçlanma kavramını; borçlanma türleri, borçlanma koşulları, kredi kullanımı ve borçlu psikolojisi çerçevesinde ele alacağız. Amacımız, borcu yalnızca “para alma” olarak değil, finansal okuryazarlığın önemli bir unsuru olarak değerlendirmek ve bu konuyu daha bilinçli hâle getirmektir.
Hayatın farklı dönemlerinde yeni bir işe yatırım yapmak, acil bir harcamayı karşılamak ya da zor ekonomik koşullarda beklenmedik giderlerle karşılaşmak mümkündür. Bu gibi durumlarda, eğer finansal ihtiyacımızı karşılayacak ek gelir yaratamıyor ve mevcut giderlerimizi azaltamıyorsak, borçlanma yoluna başvururuz.
Finansal açıdan borçlanma; bir kişinin ya da kurumun, başka bir kişi veya kuruluştan belirli bir miktar parayı belirli bir süre için ödünç alması anlamına gelir. Borç veren taraf ise, bu paranın önceden belirlenen vade sonunda geri ödenmesini ve bu süre boyunca paranın kullanımına karşılık ek bir bedel talep eder. Bu ek bedel genellikle faiz veya komisyon olarak adlandırılır.
Borçlanmada Temel Sorunlar
Finansal okuryazarlık açısından borçlanma konusundaki sorunlar genellikle iki temel başlıkta ortaya çıkar:
Nasıl borçlanıyoruz?
Ne için borçlanıyoruz?
İlk başlık, bilinçli ve bilinçsiz borçlanma ayrımını içerir. İkinci başlık ise “iyi borç” ve “kötü borç” kavramlarını kapsar.
Bilinçli ve Bilinçsiz Borçlanma
Çoğu kişinin ilk borçlanma deneyimi arkadaş çevresiyle olur. Bir arkadaşınızdan borç aldığınızda, geri ödeme tarihi çoğu zaman net değildir; faiz konusu ise genellikle hiç konuşulmaz.
En fazla “Döviz borcuysan döviz olarak ödersin” gibi ifadelerle paranın enflasyon karşısında değer kaybetmemesi amaçlanır. Ancak arkadaşınızdan aldığınız borç da, tıpkı bir bankadan alınmış gibi ciddiyetle ele alınmalı ve geri ödeme taahhütlerine sadık kalınmalıdır. Bu durum, kişisel kredibilite açısından son derece önemlidir.
Borçlanmayı genel olarak bilinçli borçlanma ve bilinçsiz borçlanma olarak ikiye ayırabiliriz. Kredi kartı kullanırken, kefil olurken ya da belirli finansal ürünlere girerken bir borç ilişkisine girdiğinizin farkında değilseniz, bilinçsiz borçlanmış olursunuz.
Örneğin kredi kartı ekstresi geldiğinde borcunuzu ödeyemeyip kredilendirme seçeneğini kullanıyorsanız, kartın size dayattığı faiz oranını kabul etmek zorunda kalırsınız. Bu da çoğu zaman fark edilmeden yapılan bir borçlanmadır.

Borçlandığını Bilmeden Borçlanmak
“Borçlandığını bilmeden borçlanmak” kulağa garip gelebilir; ancak bu durum oldukça yaygındır. Özellikle borsada kaldıraçlı ürünler kullanıldığında, örtülü bir borçlanma ve gizli bir faiz ya da komisyon söz konusudur.
Örneğin 1.000 TL teminatla 10.000 TL’lik vadeli bir hisse senedi pozisyonu açan kişi, fiilen 9.000 TL borçlanmış olur. Bu nedenle aleyhte çok küçük bir fiyat hareketinde, yatırılan 1.000 TL kısa sürede tamamen eriyebilir.
Bir diğer borçlanma türü ise kazara borçlanmadır. Bir başkasına kefil olduğunuzda, hiç beklemediğiniz bir anda borçlu konumuna düşebilirsiniz.
İyi Borç ve Kötü Borç Ayrımı
Gelelim ikinci temel soruya: Ne için borçlanıyoruz?
Finansal okuryazarlık açısından borcun kullanım amacı son derece önemlidir. Aldığınız borç, ileride size finansal kazanç veya katma değer sağlayacaksa bu tür borçlanmayı iyi borç olarak tanımlarız. Eğitim almak, ev satın almak, iş kurmak veya iş geliştirmek bu kapsama girer.
Buna karşılık yalnızca tüketim amaçlı; lüks tatiller, bütçeyi aşan düğün harcamaları veya anlık zevkler için yapılan borçlanmalar kötü borç olarak değerlendirilir. Bu tür borçların duygusal getirisi kısa sürelidir; ancak geri ödenemediğinde ciddi stres, kaygı ve hatta depresyona varan psikolojik maliyetler yaratır.
Borçlu olmak tek başına kötü değildir. Ancak tüketim amaçlı ve geri ödemesi zor borçlardan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.
Kredi Notu Nedir?
Kredi kullanımı söz konusu olduğunda karşımıza çıkan en önemli kavramlardan biri kredi notudur. Kredi notu, bankalar ve finans kuruluşları için adeta sizin finansal karnenizdir.
Kredi notu, 1 ile 1900 arasında değişen bir puanlama sistemidir. Puan yükseldikçe finansal sicilinizin daha iyi olduğu kabul edilir. Türkiye’de kredi notu uygulaması, 2014 yılından itibaren Findeks tarafından bireysel kullanıcılara sunulmaktadır.
Kredi notu hesaplanırken ağırlıklı olarak şu unsurlar dikkate alınır:
1- Kredili ürünlerde ödeme alışkanlıkları
2- Mevcut borç ve hesap durumu
3- Yeni kredi ve kredi kartı açılışları
4- Kredi kullanım yoğunluğu
Bu bileşenler doğrultusunda finansal performansınız analiz edilir ve kredi notunuz belirlenir.
Kredi Notunu Korumak ve Yükseltmek
İster finansal hayata yeni adım atan bir birey olun, ister uzun yıllardır kredi kullanan deneyimli bir iş insanı; kredi notunu yüksek tutmak her zaman avantaj sağlar.
Bunun en temel yolu, kredi ve kredi kartı ödemelerini zamanında yapmaktır. Bir-iki günlük gecikmeler bile kredi notu üzerinde olumsuz etki yaratabilir. Özellikle birden fazla kredi ve kredi kartı kullanıyorsanız, son ödeme tarihlerini yakından takip etmek büyük önem taşır. Unutkanlık sorunu yaşayanlar için otomatik ödeme talimatı vermek etkili bir çözümdür.
Eğer daha önce hiç kredi ürünü kullanmadıysanız, kredi notunuz henüz oluşmamış olabilir. Bu durum, kredi ihtiyacı doğduğunda daha yüksek faiz oranlarıyla karşılaşmanıza ya da kredi almanızın zorlaşmasına neden olabilir. Bu nedenle düşük limitli bir kredi kartı edinip düzenli ve disiplinli kullanım alışkanlığı kazanmak, sağlıklı bir başlangıç sağlar.
Borç Yönetimi ve Yeniden Yapılandırma
Aylık kredi ödemeleriniz gelirlerinizi aşmaya başladıysa veya bütçenizde her ay açık oluşuyorsa, kredilerin vadesini uzatmak bir seçenek olabilir. Vade uzadıkça toplam maliyet artsa da, bütçenizi rahatlatabilir ve kredi notunuzu korumanıza yardımcı olabilir.
Kredi kullanırken bankanızdan mutlaka faiz oranı dışında; dosya masrafı, komisyon, ekspertiz ve sigorta gibi ek maliyetler hakkında detaylı bilgi alın.
Birden fazla kredi ve ödeme takvimine yetişmekte zorlanıyorsanız, kredileri tek bir kredi altında birleştirmek de değerlendirilebilir. Borç transferi veya borç kapatma kredileri, doğru kullanıldığında kredi skorunun korunmasına katkı sağlayabilir.
Borçlu Psikolojisi
Borçlanmanın en az finansal boyutu kadar önemli bir diğer yönü de psikolojik etkileridir. Benjamin Franklin’in “Borç verenler, borç alanlardan daha iyi hafızaya sahiptir” sözü, borç ilişkilerindeki psikolojik farkı net biçimde ortaya koyar.
Zor durumdaki borçlu psikolojisinde; inkâr, erteleme, kaçınma, unutma ve öfke gibi davranışlar sıkça görülür. Yazılı borçlarda bile kişi, durumla yüzleşmek yerine son ana kadar görmezden gelme eğilimine girebilir. Utanma, suçluluk, yetersizlik hissi; aile içi ve sosyal ilişkilerde ciddi problemlere yol açabilir. Özellikle konut kredilerinde, evini kaybetme korkusu ciddi bir yaşam stresi yaratır.
Bu duyguların bir kısmı kaçınılmazdır; ancak bu noktaya gelmemek için baştan planlı ve ölçülü borçlanmak büyük önem taşır.

Sonuç ve Öneriler
Günlük keyif uğruna altından kalkamayacağınız borçlara girmemeye özen gösterin.
Borçlanmayı iyi planlayın ve yatırım amaçlı borçlanmalarda dahi gelirinizin yaklaşık %25’ini aşmamaya çalışın.
Finansal ihtiyaçlarınız için amaçlı borçlanın. Kredi alacaksanız kötü borçtan kaçının, iyi borcu tercih edin.
Borçlanma; doğru planlandığında bir araç, yanlış yönetildiğinde ise ciddi bir risk unsurudur. Finansal okuryazarlığın temel amacı, parayla kurduğumuz ilişkiyi bilinçli hâle getirmek ve geleceğimizi bugünden güvence altına almaktır.
Luwian Agora olarak;borçlanmayı amaçlı,krediyi kontrollü,finansal kararları ise bilinçli almanın uzun vadeli refahın anahtarı olduğuna inanıyoruz.
Unutmayın; önemli olan borç almamak değil, doğru borçlanmaktır.Finansal gücünüzü koruyun, kredi notunuzu yönetin ve bugünün kararlarıyla yarının özgürlüğünü inşa edin.
Bir sonraki yazımızda Ödeme Sistemleri Yönetimi ve Kredi Kartları konusunu ele alacağız.




Yorumlar